20 Şehit | Asıl Haber

Askerim! Ve odur ki varlığım;
Eşim, çocuklarım, geleceğim: Vatanım.
Vatanım uğruna ortaya koyduğum canım.

Geçti mi karanlık, geçti mi kaygılarım?
Yetti mi yarınlara ışığım?                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        

📼 Empati: Bir asker olsaydım…

Askerim! Ve odur ki varlığım;
Eşim, çocuklarım, geleceğim: Vatanım,
Vatanım uğruna ortaya koyduğum canım.
Geçti mi karanlık, geçti mi kaygılarım?
Yetti mi yarınlara ışığım?

Bir asker olsaydım, şehit düşmem durumunda birinin çıkıp böyle bir video yapmasını kesinlikle isterdim. Çünkü ben de her yurttaş gibi, hayatımı daha güzel yarınları görmek umuduyla yaşamışımdır ve çocuklarımın da görebilmesi için şehit olmuşumdur. Dolayısıyla fikirlerimin bir şekilde ülkeme etki etmesini çok isterdim.

Bu video serisini kendime borç bildim.

Elimde olsa, bugüne kadar verdiğimiz tüm şehitlerimizi tek tek araştırırdım. Ki araştıracağım da.

Depremleri, kazaları, cinayetleri ve dahasını...

⚠️ Bu işgal altında verilen her can şehittir

Bu ülke, resmî bir işgal altında olmasa bile; adaletin ve güvenliğin çöktüğü her karışında fiilen işgal altındadır.

Güvenliği sağlanmadığı için cinayete kurban giden vatandaş da,
İmar affıyla ölüme terk edilmiş şehirlerde depremde kaybettiklerimiz de,
Soma’daki 301 de, Kartalkaya’daki 78 de…

Hepsi şehittir.

Bu video serisinde benimle aynı görüşte olmasalar bile her bir şehidimizin fikirlerini araştıracağım ve çocuklarının geleceği için düşünmeden paylaşacağım.


🕊️ Minnet ve saygı ile

Hava Pilot Yarbay Gökhan Korkmaz (41, İstanbul),
Hava Pilot Binbaşı Serdar Uslu (39, Bursa),
Hava Pilot Binbaşı Nihat İlgen (38, Kayseri),
Hava Pilot Üsteğmen Cüneyt Kandemir (31, Ankara),
Hava Uçak Bakım Üsteğmen Emre Mercan (27, Eskişehir),
Hava Uçak Bakım Astsubay Kd. Bçvş. Nuri Özcan (54, Karabük),
Hava Uçak Bakım Astsubay Kd. Bçvş. Ümit İnce (51, Kayseri),
Hava Uçak Bakım Astsubay Bçvş. Hamdi Armağan Kaplan (40, Amasya),
Hava Uçak Bakım Astsubay Bçvş. Burak Özkan (39, Niğde),
Hava Uçak Bakım Astsubay Bçvş. İlker Aykut (39, Tekirdağ),
Hava Uçak Bakım Astsubay Bçvş. Akın Karakuş (39, Sakarya),
Hava Uçak Bakım Astsubay Bçvş. Emrah Kuran (37, Muğla),
Hava Uçak Bakım Astsubay Bçvş. Ramazan Yağız (38, Bursa),
Hava Uçak Bakım Astsubay Üçvş. Emre Altıok (32, Samsun),
Hava Uçak Bakım Astsubay Üçvş. Berkay Karaca (27, Kırklareli),
Hava Uçak Bakım Astsubay Üçvş. Burak İbbiği (28, Çorum),
Hava Uçak Bakım Astsubay Üçvş. İlhan Ongan (31, Bilecik),
Hava İkmal Astsubay Kd. Çvş. Ahmet Yasir Kuyucu (29, Konya),
Hava Ulaştırma Uzm. Çvş. Cem Dolapci (40, Kırşehir),
Hava Ulaştırma Uzm. Çvş. Emre Sayın (40, Afyonkarahisar).


Bu yazı, 20 şehidimiz için hazırladığım videonun yazılı ve genişletilmiş hâlidir.


Bir uçak kazası… 20 şehit…
Haberlerde birkaç dakika, sosyal medyada birkaç gün…

Peki onca haber ve paylaşımdan ne öğrendin? Ailelerine haber verildi, evlerine Türk bayrağı asıldı, milli yas ilan edilmedi. Bu kadar mı? Hayır.

Haber verilen aileleriydi ama asıl haber aileleri oldu; aile üyelerinin isimleri, yaşları, meslekleri gibi özel bilgileri paylaşılmakla kalmayıp, “evlerine Türk bayrağı asıldı” haberleriyle, fotoğraflar eşliğinde sokak isimlerine kadar evlerinin konumları ifşa edildi. Ve bunu kimse soruşturmadı. MSB, TSK, RTÜK… Hiçbiri. Soruşturmayı bırak, zaten ülkede yas ilan edilmedi.

Hayat, her zaman olduğu gibi, ateşin düştüğü yuvalar hariç en kısa sürede normale döndü.

Olacak olan buydu zaten, hep böyle oldu.

Ama şikayet ettiğim nokta şu: Bugüne kadarki o sorumsuzca hazırlanmış şehit haberleri size üzüntüden başka ne bıraktı? Bir fikir, bir amaç sunduklarını hiç gördünüz mü?

Halbuki kendilerinden bir yorum katmalarına bile gerek yoktu. Yalnızca araştırmalılardı.

Çünkü onca gürültünün arkasında, şehitlerimiz bize bir şey söylemeye çalışıyordu.


En küçükleri 27, en büyükleri 54 yaşındaydı.
18’i evliydi, 14’ü babaydı; geride 28 evlat kaldı.
Tekirdağ, Muğla, Samsun, Niğde, Ankara…
Farklı memleketler, farklı kültürler, farklı görüşler…

Kimisinin eşi Kürt kökenliydi, kimisinin annesi Aleviydi; kimisinin babası tarikatçıydı, kimisinin yedi düveli Kemalist.

O parti kazandığında sevinen de vardı, “Hayatım boyunca o partiye oy vermedim.” diye gururlanan da. Zafer, Saadet, CHP… Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı, Fenerbahçelisi… Ve ortak olmadıkları onlarca konu daha…


Ama tüm bu farklarına rağmen hepsinin ortak olduğu bir nokta vardı:

VATAN!

Binbir kutba ayrıştırılmış zihinlerinizi birleştirebilecek tek nokta:
VATAN!


Araştırmamın uzun ve derlenmemiş versiyonu;

Sosyal medyada paylaşabilmek için videoyu 3 dakikaya indirdim. Hâliyle anlatamadığım birçok detay kaldı. Umarım videoyu izleyen kadar bu yazıyı okumaya vakit ayıran da olur.

1. ŞEHİDİMİZ

Galatasaraylıydı, hem de koyusundan! Takımıyla ilgili onlarca paylaşımı vardı, ancak fanatikliği türklüğünün önüne geçmemişti. Diğer bir takımımız (Beşiktaş) bizi Avrupa’da temsil ettiğinde en az o takımı tutanlar kadar art arda destek paylaşımları yapmıştı.

Bir başka paylaşımı ise şu şekildeydi;

“Dünyanın hiçbir yerinde ASKER-POLİS şehit ederek ‘biz BARIŞ istiyoruz’ diyen hain, şerefsiz, k***e ç****u bir topluluk daha yoktur.”

Aynı zamanda bu şehidimiz kapatılan parti HDP hakkında da negatif bir paylaşıma sahipti, ancak her ne kadar tam hak ettikleri dilden konuşmuş olsa da, onu burada paylaşamayacağım.

2. ŞEHİDİMİZ
"Şehirler bizlik değil, dağlara çıkmalı; Çünkü dağlarda yalnızca Türk Komandosu olmalı…"

“Terörle barış olmaz” mesajını burada bir kez daha gördüm.

2014’te Soma Faciası'nın hemen ardından sosyal medyada bir anma hareketi başlamıştı; insanlar profil veya kapak fotoğraflarını simsiyah yapıyor, yas rengine boyuyorlardı.

Bu şehidimiz de o zamanlar lise çağındaydı ve profil fotoğrafını öyle yapmıştı.

Eurovision'a dahil olduğumuz zamanlar ülkemiz için attığı destek mesajları, Yüzüklerin Efendisi, Pis Yedili, Türkçe pop ve metal müzik paylaşımları da vardı. Ve diğer şehitlerimizde de olduğu gibi hesabı tuttuğu takım, milli ve dini bayramlar, Türk bayrağı, Atatürk ve Türklük sözleri paylaşımları ile doluydu.

3. ŞEHİDİMİZ

Eşi ile beraber 28 Ekim 2014'te Ermenek Maden Faciası’nda kaybettiğimiz 18 madenci için profil fotoğraflarını siyah yapmışlardı. Bolca Türk bayrağı ve Atatürk, milli ve dini bayramlar, özel günler ve bir sürü aile fotoğrafı... Şehidimizin ve eşinin düşünceleri az çok belliydi ama doğrudan bir fikir paylaşımları yoktu muhtemelen mesleklerinden dolayı çekiniyorlardı.

Ailesinden ise annesinin hesabını bulabildim. Sosyal medyayı aktif kullanırmış, muhalifmiş ve Alevi imiş.

Şu iki paylaşımı ise çok kıymetli:

"Ben Aleviyim, komşum Sünni; alt katta Türk, üst katta Kürt… Hatay’da Arap, Karadeniz’de Lazız. Ramazanda oruç, Nevruz’da sevinç, Muharrem’de yas tutarız. Biz kardeşiz."
"Bu millet tüm renkleriyle bir bütündür ve bu bütünün adı TÜRK’tür. Atamızın dediği gibi: Ne mutlu Türküm diyene!"
4. ŞEHİDİMİZ

Kendisinin ve eşinin hesabında bolca Türk bayrağı, Atatürk ve Türklük sözleri vardı. Çocuklarının isimleri de Türk kökenliydi. Hatta düğün fotoğraflarından gördüm, eşinin gelinliğinin üzerinde bile bayrağımız vardı. Soma Faciası sonrası bu şehidimiz de profil fotoğrafını siyah yapmıştı.

5. ŞEHİDİMİZ

O da Soma Faciası'nda profil fotoğrafını siyah yapmıştı. Eşi öğretmendi ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın uyguladığı resen atama uygulamasından şikayetçilerdi. Resen atama, bir kamu personelinin kendi talebi olmadan, kurumun ihtiyacına göre zorunlu olarak başka bir yere atanmasına deniyor. Şikayetleri ise bunu yaparken aile bütünlüğü ilkesinin hiçe sayıldığı üzerineydi. Bu uygulama onları uzun süre etkilemişti.

Eşinin bir başka paylaşımı ise bir terör olayında verdiğimiz şehitlerin hemen ardındandı;

“Sayısız şehit ve bu acıya yalnızca tanık olup engel olamayan sayısız şahit!”

Yine eşinin bir paylaşımını aktaracağım, çünkü aynı hayatı paylaşıyorlardı ve çocukları, yani ülkemizin geleceği için aynı kaygılara sahiplerdi;

“Adaleti sağlayamayacaksan neden hâkim, savcı olursun? Vicdanınızı nereye bıraktıysanız orada kalın! Bu ülkeyi ve güzel evlatlarını korumayı vicdan sahiplerine bırakın; artık yeter!”

Bu sözleri bir çocuk istismarı olayının davası üzerine söylemişti. Yani şehidimiz ve eşi çocukları için adaletli bir ülke isterdi.

6. ŞEHİDİMİZ

Hesaplarına ulaşamasam da medyada yayılan bir haberini gördüm; Yakın zamanda rüyasında onun şehit olduğunu gören kardeşine "Keşke şehit olsam." demiş. Aynı şekilde bir başka şehidimiz de ailesine ara ara “Bana da şehitlik nasip olur mu?” dermiş.

7. ŞEHİDİMİZ
"Kahramanlar can verir yurdu yaşatmak için."

Bu sözleri 5 Ocak 2017'de bir terör eyleminde şehit verdiğimiz polisimiz Fethi Sekin için söylemişti.

"Artık boş boş bakma zamanı değil, artık dağları inletme zamanı..."

bunu da terörle mücadeleyi kastederek söylediği aşikar. Ancak şunu tam anlayamadım, buna siz karar verin;

Eğer çok kızgın hissediyorsan
ve soyulmuş
ve ezilmiş
Bir tek sen değilsin
Vazgeçmeyi reddeden
Yalnız değilsin
Öyleyse uyan...

Sonradan öğrendim, bu sözler Three Days Grace grubunun Riot şarkısına aitmiş, kesinlikle dinleyin derim, şarkıya bayıldım.

Bu şehidimizin babasının hesabındaki şu paylaşım ise dikkatimi çekti. Bu sözleri Sırrı öldüğü zaman onu ananlar için paylaşmıştı;

“Hiçbir Türk milliyetçisi, hiçbir ülkücü böyle bir durumda taziye mesajı yayınlamaz. Yayınlarsa da o şehitlerin geride bıraktığı yetimlerin, öksüzlerin gözyaşlarında boğulur; şehitlerimizin kemiklerini sızlatır.”
8. ŞEHİDİMİZ

Ermenek Maden Faciası’ndan sonra profilini siyah yapmıştı. Şehitlerimizi anmıştı, Atatürk'ü paylaşırdı. Covid-19 üzerine bir sürü paylaşımı vardı, teorileri yakından takip etmesinin yanı sıra kamu görevlilerinin zorunlu aşı olmasını da sık sık eleştiriyordu.

Bir başka paylaşımı ise sorunlu göçmen politikaları ile ilgiliydi;

"Savaştan kaçmış bir millete, tarihini savaşarak kanıyla yazmış bir milletin vatandaşlığı verilmez!"

Cüneyt Arkın’ın bu sözünü paylaşarak değinmişti bu konuya.

Eşinin de yıllar öncesinden şöyle bir paylaşımı vardı:

"Dalgalan şanlı bayrak, selam ver şehitlere, haram olsun bu vatan ihanetçi itlere!"

Burada bahsedilen itler kendilerine "kurt" diyen itler mi sizce?

9. ŞEHİDİMİZ

Retweet ettiği, paylaştığı ve alıntıladığı tüm tweetler sözleşmeli uzman çavuşların kadro talebi hakkındaydı. Sözleşmeli uzman çavuşlara kadro verilmesini ve statü güvencesi sağlanmasını istiyordu.

Peki sözleşmeli uzman çavuş kimdir? TSK ile yaptığı sözleşmesi bitince yenilenip yenilenmeyeceği TSK’nın inisiyatifinde olan, her sözleşme yenileme döneminde “Acaba sözleşmem uzayacak mı?” stresi yaşayan kişidir. Kadrolu uzman çavuş ise kalıcı devlet kadrosuna geçmiş kişidir; sözleşmeli olma durumuna kıyasla emeklilik güvencesi, tayin işlemleri, özlük ve sosyal hakları daha net, güçlü ve iyileştirilmiş durumdadır.

Bu konuyu araştırdığımda şunu gördüm; sözleşmeli sistem hala devam ediyor.

Sıradaki bahsedeceğim şehidimiz ise bu konuda şunları söylemiş

“Vatanı milleti için can veren uzman çavuşa kadro yok mu?”
10. ŞEHİDİMİZ
"Yaklaşık 10 yıl önce "Kök hücre bağışçısı olmak ister misiniz?" sorusuna "Evet." dedim. Bu yıl Mart ayında kanser hastası bir kişiyle uyumlu olduğum bildirildi. Testlerin ardından nakil gerçekleşti. Aradan 3 ay geçti ve bugün hastanın taburcu olduğu haberini aldım. Sağlık Bakanlığı’nın kararı gereği hasta ile tanışamadım ama çok mutlu oldum. Rabbim kimseyi çaresiz dertlerle imtihan etmesin."

Bu şehidimiz 2 yıl önce bir hayat kurtardığını bu sözlerle duyurmuştu.

11 Kasım 2025, yani kaza günü ise bir paylaşım yapmıştı. 3 yıl önce 11 Kasım 2022’de onunla aynı gün şehit olmuş bir arkadaşını şu sözlerle anmıştı;

“Şehadetinin sene-i devriyesinde mekanın cennet olsun yiğidim.”

Şehitlerimizin hepsi duyarlı vatandaşlardı. Maden facialarından terör saldırılarına acıyı, milli maçlardan Eurovizyona coşkuyu ve daha nice duyguyu milletçe paylaşmayı görev bildiler. Ayrıca bunlar yalnızca benim bulabildiklerimdi. Birçok şehidimizin hesaplarına erişemedim ya da eriştiklerimde çok az paylaşım vardı. Yine de gördüklerim, anlatmak istedikleri o ortak mesajı anlamama fazlasıyla yetti. VATAN! Uyanın ve bir bütün olduğumuzun farkına varın!

Onlar vatanda birleştiler. Bize düşen ise bu birlik mirasını ilelebet yaşatmak. Öyle ya, “Kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için.” Bu vatan, uğruna can verenleri asla unutmayacak. Unutturmayacağız.


Not; 2 şehidimiz hariç her şehidimizin en az 1 sosyal medya hesabına ulaştım, ancak belirttiğim gibi bir kısmının hesapları gizliydi veya hiç paylaşımları yoktu. Araştırmamda isimlerini gizleyerek 10 şehidimizden bahsettim, ancak diğer şehitlerimizden birkaçı hakkında da ufak da olsa bilgiler buldum;

11. ŞEHİDİMİZ

Hesabında yalnızca iki görsel vardı: Türk Bayrağı ve Çanakkale Şehitleri Anıtı. Ayrıca bir arkadaşı onun hakkında “15 Temmuz'da haksız yere suçlandı, hapis yattı, zulüm gördü, haksızlığa uğradı, çok yıprandı.” demiş.

12. ŞEHİDİMİZ

Kendisine ait hiçbir hesap yoktu. Annesinin hesabını buldum. Annesi 2019’da Reisçi imiş. Yine annesinin hesabından şehidimizin kardeşinin de asker olduğunu ve Barış Pınarı Harekatı'nda yaralandığını öğrendim.

13. ŞEHİDİMİZ

Ermenek Maden Faciası'ndan sonra profilini siyah yapmıştı. Eşi ile beraber hesaplarında bayrak ve marş paylaşımları vardı.

14. ŞEHİDİMİZ

Hesabında yalnızca Türk bayrağı vardı.


Ek Not; Hiçbir şehidimizin hesabına veya yakınlarına ulaşılamaması amacıyla içerikte bahsedilen paylaşımlar anlamları çarpıtılmadan değiştirilmiştir.

Ayrıca araştırmama bir ekleme veya düzenleme talebiniz olursa mail adresimden bana ulaşabilirsiniz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Efekan Yapma Gözün Öyle Kalacak | Gerçek Hikayesi

Al Beni Teyze | Gerçek Hikayesi